Rojava’da insanlığın katledildiğini belirten Mersin’deki kurum temsilcileri, “Dünya ve Ortadoğu’nun umudu olan Sayın Öcalan’ın fiziki özgürlüğü ile halklar barışa kavuşabilir” diyerek, Amed’de 25 Ocak’ta gerçekleştirilecek miting için çağrı yaptı.
Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) DAİŞ ve Türkiye destekli paramiliter grupların, 6 Ocak’ta Halep’te Kürtlere dönük başlattığı saldırı Rojava’ya yayılarak sürdürülüyor. Saldırıların şiddetlenmesiyle Özerk Yönetim’in yaptığı seferberlik çağrısıyla sokağa çıkan Kürtler ve dostları, günlerdir alanlarda. Diğer yandan Amed’de 25 Ocak’ta gerçekleştirilecek “Umut ve Özgürlük” mitinginin hazırlıkları tüm hızıyla sürdürülüyor.
Çukurova Göç İzleme ve Araştırma Derneği (GÖÇ-DER) Eşbaşkanı Mehmet Ali Oral, saldırıları “insanlık dışı” olarak nitelendirerek, “Bölgede büyük bir yıkıma ve derin bir insani krize yol açılmıştır. Yüz binlerce aile, zorunlu göçe maruz bırakılmış, insanlar en temel yaşam haklarından mahrum edilmiştir. Yok etme ve etnik temizlik zihniyetiyle yürütülen bu sistematik politikalar karşısında uluslararası kamuoyunun ve toplumların sessizliği dikkat çekicidir. Yaşanan bu vahşet, yalnızca bugün için değil, insanlık tarihine kara bir leke olarak geçecek niteliktedir. Katliamlara ve zorla yerinden etme politikalarına karşı susmayacağız” diye belirtti.
‘ROJAVA ETRAFINDA KENETLENELİM’
Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma, Dayanışma, Kültür ve Birlik Derneği (MEBYA-DER) Mersin Şube Eşbaşkanı Bahattin Bektaş, Suriye’de DAİŞ’i durduran tek gücün Kürtler olduğunu hatırlattı. Bektaş, “İnsanlık dışı çeteleri bugüne kadar yalnızca Kürtler durdurdu, şimdi ise yalnız bırakılıyorlar. Uluslararası güçlerin de harekete geçmesini bekliyoruz. 25 Ocak’ta Amed’de yapacağımız mitinge tüm halkımızı çağırıyoruz. Bu mitingin, önderliğimizin özgürlüğüne, halkımızın ve Rojava’nın özgürlüğüne vesile olmasını diliyoruz. Hepimiz Rojava etrafında kenetlenelim” dedi.
‘ÖCALAN ÖZGÜR OLMADIKÇA KİMSE ÖZGÜR DEĞİL’
Çukurova Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile Yardımlaşma Derneği (Çukurova TUAY-DER) Eşbaşkanı Mahsum Geçer, Rojava’da soykırım saldırılarının yaşandığını dile getirerek, ekledi: “İnsanları diri diri yakan canilere, faşistlere ‘dur’ demek için bir arada olmalı, güç olmalıyız. Gücümüzü, bu saldırıları def etmek için kullanmalıyız. Bu önemli süreçte halkların bir arada olması gerekmektedir. Yaşananların uluslararası bir komplo olduğunu düşünüyoruz. Rojava halkının yanında olduğunu söyleyen uluslararası güçlerin, Rojava’yı yalnız bıraktığını görüyoruz. 2014 ve sonrasında IŞİD’in gerçekleştirdiği saldırıları durduranlar, oradaki Kürt güçleri olmuştur. Uluslararası toplum bu gücü görmelidir. Buna sessiz kalındıkça soykırım saldırıları sürecektir. Uluslararası toplumun ikiyüzlü davrandığını görüyoruz. Ölen, öldürülen insanlıktır, bir bütün olarak insanlık katledilmektedir. Halkların önderi Sayın Abdullah Öcalan’ın talepleriyle yapılacak mitinge tüm halkları ses olmaya, güç olmaya davet ediyoruz. Dünyanın ve Ortadoğu’nun barış umudu olan Sayın Öcalan’ın fiziki özgürlüğü ile halklar barışa kavuşabilir. Sayın Öcalan fiziki özgürlüğüne kavuşmadıkça, bizler de halklar da özgür değiliz.”
Geçer, 25 Ocak’ta Amed’de düzenlenecek mitinge tüm halkları davet ederek, Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü talebi ve Rojava gündemi etrafında mitinge ses olunması çağrısını yineledi.
MA













