HTŞ, DAİŞ ve Türkiye’nin desteklediği paramiliter grupların Rojava’ya saldırıları “Bijî berxwedana Rojava”, “Rojava halkı yalnız değildir”, “Kurdistan goristan ji bo faşistan”, “Katil HTŞ işbirlikçi AKP” sloganlarıyla protesto edildi.
HTŞ, DAİŞ ve Türkiye’ye bağlı paramiliter güçlerin Rojava’ya dönük saldırıları Ankara’da protesto edildi. Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri’nin çağrısıyla Kolej Meydanı’nda bir araya gelen kitle buradan Sakarya Caddesi’ne yapmak istedikleri yürüyüş, polisin barikat kurması ile engellendi. Polis, barikatı aşmaya çalışan kitleye biber gazıyla ile saldırdı. Yürüyüşün saldırıyla engellenmesi üzerine kitle, Kolej Meydanı’nda açıklama yaptı. Bir grubun saldırıyı provoke etmek istemesine kitle “Bijî Serok Apo” ve “Bê Serok jiyan nabe” sloganlarıyla tepki gösterdi.
Açıklamada, “Suriye’de İran’da Türkiye’de faşizm ve barbarlık yenilecek direnen halklar kazanacak” pankartı açılırken sık sık “Bijî berxwedana Rojava”, “Rojava halkı yalnız değildir”, “Kurdistan goristan ji bo faşistan”, “Katil HTŞ işbirlikçi AKP”, “Jin jiyan azadî”, “Rojava’da düşene dövüşene bin selam” sloganları atıldı.
Açıklamanın Kürtçesini Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Kadın Meclisi Üyesi Nebahat Çalpan Türkçesini ise Birleşik Devrimci Parti Ankara İl Başkanı Mustafa Karakaya yaptı. Açıklamada, gelinen sürecin Türkiye’nin ve bölgesel güçlerin HTŞ ile kurduğu kirli ilişkilerin sonucu olduğu belirtildi. Medyanın, HTŞ’nin gerçekleştirdiği katliamları “zafer” olarak yansıtıldığına dikkat çekilen açıklamada, “On yıllardır süregelen bu zihniyet hemen her zaman da karşısında onurlı bir direniş ile karşılaşmıştır. Bundan yaklaşık 12 sene önce gerçekleşen Rojava devrimi bu zihniyetin karşısında kadınlar başta olmak üzere, Kürtlerin devrimcilerin, sosyalistlerin, eşit şekilde bir arada yaşamak isteyen bütün halkların ve inançların kararlılığı ile gerçekleşmiştir” ifadeleri kullanıldı.
‘AMAÇ KÜRT HALKINI STATÜSÜZ BIRAKMAK’
İran ve Rojhilat’ta da kadın mücadelesi öncülüğünde direnişin yükseldiği ifade edilen açıklamanın devamında şunlar kaydedildi: “Saldırganlığını arttıran İran devleti; protestolara katılanlara çıkarttığı idam kararlarıyla, işkencelerle ve doğrudan başvurduğu katliam ile ayakta durmaya çalışmaktadır.’Jin, Jiyan, Azadî’ haykırışı, bu karanlığa karşı yükselmiş en açık reddiyedir. Araçlar farklı, hedef aynı: Kürt halkını statüsüz bırakmak, kadın özgürlüğünü yok etmek, halkların birlikte ve eşit yaşama ihtimalini ortadan kaldırmak. Ve evet, bu saldırı hattı Türkiye’deki demokrasi mücadelesiyle doğrudan ilgilidir. Kürt halkının mücadelesine mesafe koyan, Rojava’yı ‘fazla karmaşık’ bulan, İran’daki idamları ‘iç mesele’ diye geçiştiren hiçbir çizgi; bu ülkede demokrasi, özgürlük ya da adalet iddiası taşıyamaz. Suskunluk, iktidarın savaş ve baskı siyasetini güçlendirmekten başka bir işe yaramaz. Türkiye’deki emek ve demokrasi güçleri olarak çağrımız açıktır: Halkların yanında açıkça saf tutacağız ve bu düzenin çarklarını tersine döndüreceğiz. HTŞ’ye alan açan politikalara karşı çıkıyoruz, İran şeriat rejiminin suçlarını teşhir ediyoruz ve halkların özgürlük taleplerini dile getiriyoruz.”
MA











