Künye   Hakkımızda
17 Ocak 2026, Cumartesi
Politika Haber
  • GÜNDEM
  • EMEK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • KADIN
  • GENÇLİK
Tüm Haberler
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Politika Haber
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Anasayfa Gündem

‘Sivil ve savunmasız insanlara karşı saldırının dinde yeri yok’

İDAYDER Kurucu Başkanı Mele Mehmet Kızılaslan, Halep'te Kürtlere yönelik saldırılara işaret ederek, "İslam'ın şartlarına göre sivil, silahsız ve savunmasız insanlara karşı yapılan hiçbir saldırının dinde yeri yok" dedi.

17 Ocak 2026
‘Sivil ve savunmasız insanlara karşı saldırının dinde yeri yok’
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsApp'ta Paylaş

İDAYDER Kurucu Başkanı Mele Mehmet Kızılaslan, Halep’te Kürtlere yönelik saldırılara işaret ederek, “İslam’ın şartlarına göre sivil, silahsız ve savunmasız insanlara karşı yapılan hiçbir saldırının dinde yeri yok” dedi.

Türkiye’nin siyasi, askeri desteği, koordinesi ve ona bağlı çetelerin katılımıyla Heyet Tahrir Şam (HTŞ) Halep’te Kürtlere yönelik saldırısında, en az 300 kişi katledildi, yüzlerde kişi kaçırıldı. Birlemiş Milletlerin verilerine göre, 120 bin kişi ise göç etmek zorunda kaldı. Ortaya çıkan görüntülerde ise alıkonulanlara işkence yapıldığı, yaşamının yitirenlerin cenazelerine kötü muamele yapıldığı görülüyor. İslam kimliği adı altında devam eden saldırılara, İslami kesimden de tepkiler yükselmeye başladı. İstanbul Din Alimleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin (İDAYDER) Kurucu Başkanı Mele Mehmet Kızılaslan, yapılan katliamın ve savaş suçları hiçbir dinde ve inançta yeri olmadığını söyledi.

‘SİVİLLERİN ÖLDÜRÜLMESİNİN HİÇBİR İNANÇTA YERİ YOK’

Mezopotamya Ajansı’na (MA) konuşan Kızılaslan, saldırıların İslam dinine göre kesinlikle günah olduğunu belirterek, “İslam’ın şartlarına göre; sivil, silahsız ve savunmasız insanlara karşı yapılan hiçbir saldırı kabul edilemez. İslam’a göre katliam ve öldürmek ne kadar günahsa göçertme de en az onun kadar günahtır. Bu katliam sadece Kürt halkına yapılmadı. Orada bulunan Kürtlerin dostlarına da yapıldı. Oradaki halklar birada güvende hissediyorlar ve komün bir yaşam sürüyorlar. Ama maalesef hegemon, işgalci ve ne kendilerini ne de Allah’ı tanımayan güçler bu halklara saldırıyor. İslam’ın şartlarına göre sivil, silahsız ve savunmasız insanlara karşı yapılan hiçbir saldırı kabul edilemez. Bunlar kesinlikle reddedilir. Bundan dolayı hem insanlığa hem de İslam’a göre iktidar ve egemen güçlerin, sivillere yaptığı saldırı ve katliamlar kabul edilemez. Biz de bu gelişen olayları yakından takip ediyoruz. Özellikle kadınlar, çocuklar ve sivillere yönelik bir saldırı da var. Bunun dinde yeri yok, biz bunu kabul etmiyoruz” ifadelerini kullandı.

‘ŞAVAŞTA KADINLARA VE ÇOCUKLARA YAKLAŞIM’

İslam dininin yasakladığı şeylere işaret eden Kızılaslan, “‘Madem kendinize Müslüman’ım’ diyorsunuz, İslam dinine göre silahsızsa, çocuksa, kadınsa ve yaşlıysa asla onlara zarar vermemelisiniz. İmkan ve başka yollarınız olduğu sürece savaşmayın. Her peygamber için savaş artık bitmiştir. Artık barış ve müzakere dönemi başlamıştır. Müslümanlar için savaş asla kabul edilemez. Eğer en son çaresiz kaldıysanız, baktınız ki diyalog ve müzakere yolları kesilmiş, savaşmak zorunda kalmışsanız bile her şeyin kural ve kaideleri var. Çünkü savaşın da kendine göre bir hukuku var. Savaşacak olan kişiler asla kadınlara dokunmamalı. Çünkü kadın yaşamı ifade ediyor. Bu yaşamı, savunmaları ve bozmamaları lazım. Bir diğeri, çocuk ve yaşlıları öldürmemektir. İslam dininde ‘Eğer biri, esir düşmüşse onu bir misafir gibi ağırlayın, eziyet etmeyin ve onların göç etmelerine sebep olmayın’ deniyor. Çünkü İslam dininde günahların en büyüğü; insanların üzerinde ağır savaşlar yaparak, yurtlarından göç etmelerine sebep olmaktır. Nasıl ki İslam’a göre, katliam ve öldürmek ne kadar günahsa göçertme de en az onun kadar günahtır” diye konuştu.

İSLAM’DAKİ SAVAŞ KARŞITI AYETLER

Kendilerini dindar ve muhafazakar olarak görenlerin Kuran-ı iyi okumaları gerektiğini söyleyen Kızılaslan, “Bütün dindar ve muhafazakar kimseler için Ortadoğu’da yapılan işgal ve katliamlara izin vermemek farzdır. Hukuksuzluk ve adaletsizlik olduğunda bunlara karşı güçlü bir şekilde ayağa kalkmaları gerekiyor” dedi.

İslam dininin zulme karşı sessiz kalmamayı telkin ettiğini, her Müslüman’a gücü kadar zulme karşı durma yükümlüğünü getirdiğini dile getiren Kızılaslan, “Yaz, pankartlar aç; ama yeter ki zulmedenlere ve adaletsizlere karşı bir şey yap. Eğer her ikisini de yapamıyorsan tavır al onlara. Onlardan uzak dur, onların yanında durma. Onları yalnızlaştırın belki böylece insanlara artık eziyet ve zulüm etmezler. Allah kutsal bir ayetinde diyor ki: ‘Ne siz ne de gönlünüz, zulmeden ve hukuksuzluk eden kişilerin yanında olmasın.’ Zaten yardım etmeyin ama gönlünüz de onlardan yana olmasın. Eğer senin gönlün zulmeden kişilere meyilliyse cehennemin ateşi seni sarar. Baktığımız zaman sadece Türkiye ve Türkiye halkları değil, Ortadoğu’da dindar ve muhafazakarım diyen herkesin, kendi çıkarları için muhafazakarlıklarını bile ikinci plana düşüyor. Halbuki Allah ‘Dininiz ve inancınız her şeyin önünde olsun’ diye buyurmuştur. Muhafazakarlık adı altında kendini tanıtan kişilerin, Kuran-ı Kerim’in ve Peygamber hadislerinin gerçekliğini anladıklarını ve kalplerine yerleştirdiklerini düşünmüyorum” diye belirtti.

MÜSLÜMANLARIN GÖREVİ: ADİL BİR BARIŞ SAĞLAMAK

Müslümanlıkta savaşan tarafların arasında antlaşma yapılmasının farz olduğunu söyleyen Kızılaslan, Kuran-ı göre, dindar ve Müslümanlar üzerine düşen görevi şöyle anlattı: “Eğer savaşan tarafları görürseniz onların arasına girin. Savaşmalarına izin vermeyin. Onlar için barışı getirin. Eğer bir taraf barışı reddederse o zaman siz de barışı reddeden tarafa karşı fiziki veya hangi şekil olursa olsun ayağa kalkın. Barış isteyen tarafın yanında olun. Barışı reddeden taraf barışı kabul edene kadar. Ama onların arasında adil, eşit ve adaletli bir barış yapın. Bir tarafı alçaltan bir tarafı yücelten bir barış değil. Herkes kendi hakkı olanı alsın. Bu şekilde örgütlü bir barış yapın ki biz de gerçekten kardeşiz diyebilelim. Böyle bir barış gerçekleşmediği sürece birbirimize kardeşiz diyemeyiz.”

‘TÜRK DEVLETİ ROL VE MİSYONUNU YERİNE GETİRSİN’

Savaşın durdurulması için tüm inanç ve kimliklere çağrıda bulunan Kızılaslan, “Benim çağrım, hangi dine ve neye inanıyorsa inansın bütün halklara, devletlere ve dindarlaradır. Özellikle de Türk devletine çağrıda bulunmak istiyorum. Rol ve misyonunu yerine getirsin. Savaşan güçlerin arasına girsin ve bu savaşların olmasına izin vermesin. Biz, İstanbul Din Alimleri Derneği olarak bütün Ortadoğu halklarının arasında onurlu, adaletli ve eşit bir barışın olmasını diliyoruz” dedi.

MA

İlgili Haberler

Durmuş: Sömürgeci-Gangster Kapitalist Emperyalizm (3): “Donroe Doktrini”
Gündem

Durmuş: Sömürgeci-Gangster Kapitalist Emperyalizm (3): “Donroe Doktrini”

17 Ocak 2026
Irak özel temsilcisi Mark Savaya Hewlêr’de
Gündem

Irak özel temsilcisi Mark Savaya Hewlêr’de

17 Ocak 2026
Özerk Yönetim’den Şara’ya yanıt: Geçici kararnamelerle haklar korunamaz!
Gündem

Özerk Yönetim’den Şara’ya yanıt: Geçici kararnamelerle haklar korunamaz!

17 Ocak 2026
Abdullah Öcalan: Birlik gücünü iktidarlaşmaktan değil toplumsallaşmaktan alır
Gündem

Abdullah Öcalan: Birlik gücünü iktidarlaşmaktan değil toplumsallaşmaktan alır

17 Ocak 2026
İzmir’de 3.8 büyüklüğünde deprem
Gündem

İzmir’de 3.8 büyüklüğünde deprem

17 Ocak 2026
İzmir’de saldırılara tepki
Gündem

İzmir’de saldırılara tepki

17 Ocak 2026
Politika'dan Günün Yorumu
Venezuela’dan gelen uyarı
Politika'dan Yorum

Venezuela’dan gelen uyarı

Politika Haber
8 Ocak 2026
Politika'dan Söyleşi
Sendikacı Nebile Irmak: Asgari ücret yoksulluk ücretidir, yoksulluk da kadınlaşıyor
Politika'dan Söyleşi

Sendikacı Nebile Irmak: Asgari ücret yoksulluk ücretidir, yoksulluk da kadınlaşıyor

Politika Haber
18 Aralık 2025

EN SON HABERLER

Durmuş: Sömürgeci-Gangster Kapitalist Emperyalizm (3): “Donroe Doktrini”

Durmuş: Sömürgeci-Gangster Kapitalist Emperyalizm (3): “Donroe Doktrini”

17 Ocak 2026
Irak özel temsilcisi Mark Savaya Hewlêr’de

Irak özel temsilcisi Mark Savaya Hewlêr’de

17 Ocak 2026
Özerk Yönetim’den Şara’ya yanıt: Geçici kararnamelerle haklar korunamaz!

Özerk Yönetim’den Şara’ya yanıt: Geçici kararnamelerle haklar korunamaz!

17 Ocak 2026
Abdullah Öcalan: Birlik gücünü iktidarlaşmaktan değil toplumsallaşmaktan alır

Abdullah Öcalan: Birlik gücünü iktidarlaşmaktan değil toplumsallaşmaktan alır

17 Ocak 2026
İzmir’de 3.8 büyüklüğünde deprem

İzmir’de 3.8 büyüklüğünde deprem

17 Ocak 2026
İzmir’de saldırılara tepki

İzmir’de saldırılara tepki

17 Ocak 2026
Jineolojî’den Aynur Sarıca: Kadın, toplumsallığı ve inşa öncülüğünden dolayı hedefte

Jineolojî’den Aynur Sarıca: Kadın, toplumsallığı ve inşa öncülüğünden dolayı hedefte

17 Ocak 2026
Politika Haber

© Tüm hakları saklıdır
Politika Haber'de yayımlanan yazı, haber, fotoğraf ve videoların her türlü telif hakkı Mustafa Suphi Vakfı'na aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilmeden ve link verilmeden alıntılanamaz.

Bizi Takip Edin

Kurumsal

Künye

Hakkımızda

Çerez Politikası

Gizlilik Politikası

Kullanım Koşulları

Politika Haber, MA ve SPUTNIK abonesidir.

© 2025 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!

Sonuç Bulunamadı
View All Result
  • Politika’dan Yorum
  • Politika’dan Söyleşi
  • Gündem
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kadın
  • Gençlik
  • Göçmen
  • Emeklilik
  • Eğitim
  • Doğa
  • Tarih
  • Kültür
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Spor
  • Video Haber
  • Foto-Galeri
  • Tüm Haberler

© 2025 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!