Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) İzmir 3 No’lu Üniversiteler Şubesi, Barış Akademisyenlerinin işlerine geri dönmek için yürüttüğü hukuk mücadelesine ilişkin şube binasında basın toplantısı düzenledi. “Akademi biat etmez. KHK’ler gidecek, biz döneceğiz” pankartının açıldığı toplantıya Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İzmir Milletvekili İbrahim Akın ve çok sayıda Barış Akademisyeni katıldı.
Açıklamayı yapan Eğitim Sen İzmir 3 No’lu Şube Başkanı Lülüfer Körükmez, ihraç edilen akademisyenlerin 10 yıl geçmesine rağmen işlerine iade edilmediklerini anımsattı. Barış Akademisyenlerinin yandaş medya aracılığıyla hedef gösterildiğini, nefret dilinin odağı haline getirildiğini de kaydeden Lülüfer Körükmez, yargının akademisyenlere yönelik verdiği kararların hak ihlali temelli olduğunu vurguladı. Lülüfer Körükmez, “Eğitim Sen olarak bir kez daha vurguluyoruz: makul sürenin çoktan aşıldığı bu hukuksuz süreç derhal sonuçlandırılmalıdır. Başta Barış Akademisyenleri olmak üzere, hukuksuz biçimde ihraç edilen tüm kamu emekçileri vakit kaybetmeksizin görevlerine iade edilmelidir. Eğitim Sen, bu hukuksuzluğa karşı tüm üyeleriyle dayanışmasını sürdürecek; haksız ve hukuksuz biçimde ihraç edilen tüm kamu emekçileri görevlerine iade edilene kadar mücadelesini kararlılıkla devam ettirecektir” diye konuştu.
‘HAKLARIMIZ ORTADAN KALDIRILMAK İSTENDİ’
1980 Askeri Darbesi sonrası ihraç edilen herkesin işine döndüğünü kaydeden DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın, Barış Akademisyenlerinin hala işlerine iade edilmemesinin büyük bir sorun olduğunu dile getirdi. Akın, “Uluslararası evrensel haklarımız, insan haklarımızı ortadan kaldırmayla karşı karşıya kalındı. Barış Akademisyenlerinin o gün gösterdiği tutum bugün açısından değerlendirildiğinde çok tarihsel olduğunu görüyoruz. Bugün tekrar Halep’te yaşanan katliam karşısında yine Tabib Odası, SES, KESK, tepki göstermeye çalıştı. Ama gösterdiğimizin tepkilerin orantısına baktığımızda daha sınırlı hale geldiğimizi görüyoruz” ifadelerini kullandı.
Toplantıda konuşan Barış Akademisyenleri Avukatı Ayşegül Karpuz ise barış bildirisinin anayasal hak olduğunu hatırlatarak, devletin bildiriyi hukuki problem olarak görmeyi tercih ettiğini kaydetti.
MA
















