Özgür Kadın Hareketi (Tevgera Jinên Azad-TJA) İran ve Rojhilat’ta ekonomik krize karşı düzenlenen ve kısa sürede siyasal ve toplumsal taleplerle şekillenen protestolara müdahalede, rejim güçlerinin kadınlara yönelik sert şiddet yöntemlerine ilişkin açıklama yaptı. “İran ve Rojhilat kadınlara yönelik devlet şiddeti ve kadınları hedef alan baskılara son vermeli ve halkın demokratik taleplerini tanımalıdır” başlıklı yazılı açıklamada, ülkede yaşanan ülkede derinleşen siyasal ve toplumsal krizin özellikle kadınlar ve Kürt halkı üzerinde ağır sonuçlar doğurduğunu gösterdiği ifade edildi.
EN AZ 40 KADIN GÖZALTINA ALINDI
Eylemlerin ekonomik krizle başladığına işaret edilen açıklamada, “Ekonomik kriz ve siyasal baskılara karşı başlayan halk itirazı, kısa sürede kadınların aktif katılımıyla özgürlük ve adalet talebine dönüştü; devletin yanıtı ise yaygın gözaltılar, sınırsız şiddet ve katliam oldu. Bu süreçte kadınlar ‘Jin Jiyan Azadî’ devrimiyle öne çıkan bir rol üstlenmiştir. Kadınların kamusal alanda görünür hale gelmeleri ve taleplerini açık bir biçimde dile getirmeleri, devletin güvenlik politikalarının merkezine yerleşmiştir. Bu nedenle yaşanan müdahaleler rastlantısal değil, belirli bir siyasal yaklaşımın sonucu olarak değerlendirilmelidir. 28 Aralık’tan bu yana en az 19 sivil katledilmiştir. Katledilenlerin çoğunun Rojhilat kentlerinden olması, özellikle bu bölgelerde uygulanan güvenlik politikalarının siviller açısından ciddi riskler yarattığını ortaya koymaktadır. Katledilenler arasında kadınlar, gençler ve çocuklar bulunmaktadır. En az 40 kadın, protestolara katıldıkları gerekçesiyle gözaltına alınmış; ev baskınları, üniversite yurtlarına yönelik müdahaleler ve keyfi alıkonulmalar yaygınlaşmıştır. Yaralı kadınların sağlık hizmetlerine erişiminin engellenmesi ve gözaltı tehdidinin tedavi hakkı üzerinde baskı aracına dönüşmesi, yaşam hakkı ve temel haklar açısından ciddi ihlaller oluşturmaktadır” denildi.
İRAN’A ÇAĞRI
Protestolar sırasında 22 yaşındaki Sâger Etemadi’nin rejim güçlerinin ateşiyle katledilmesinin kadınlara yönelik şiddetin sürdüğünü gösterdiği belirtilen açıklamada, bu durumun toplumsal gerilimi artırdığı, çözüm olanaklarını zayıflattığına dikkat çekildi. Açıklamada, “2022 yılından bu yana kadınların ‘Jin, Jiyan, Azadî’ direnişiyle dile getirdiği talep; şiddetsiz, onurlu ve eşit bir yaşam arzusudur. Bu talep, yalnızca kadınların değil, toplumun tamamının geleceğine dair bir beklentiyi ifade etmektedir. Bizler TJA olarak, İran halkının ve kadınların direnişlerinin ve meşru taleplerinin görünmesi için İran makamlarını, uluslararası hukuk ve insan hakları yükümlülükleri doğrultusunda hareket etmeye çağırıyoruz. Kadınlara yönelik gözaltılar ve baskılar sonlandırılmalı; protestolara katıldığı için tutuklanan kadınlar ve tüm siyasi tutuklular serbest bırakılmalıdır. Güvenlik güçlerinin ölümcül güç kullanımı, işkence ve cinsel şiddet tehdidi içeren uygulamaları durdurulmalıdır” ifadelerine yer verildi.
ULUSLARARASO TOPLUMA ÇAĞRI
Uluslararası topluma çağrı yapıldığı açıklama şu ifadelerle son buldu: “Uluslararası toplumun, İran’da kadınlara yönelik bu ağır ihlaller karşısında sessiz kalmaması gerektiğine belirtiyoruz. Kadınların eşitlik ve özgürlük talebi meşrudur; bu talepler bastırılarak değil, diyalog ve hak temelli yaklaşımlarla ele alınmalıdır. ‘Jin Jiyan Azadî’ devriminin direnişi ile İran’da ve Rojhilat’ta direnen kadınların yanındayız ve dayanışmamızı sürdürüyoruz. Tüm kadınları, demokratik kamuoyunu ve uluslararası aktörleri; kadınların yaşam hakkını, temel özgürlüklerini korumaya yönelik açık ve kararlı bir tutum almaya, sınırları aşan bir dayanışmayı ve direnişi örmeye çağırıyoruz.”
MA


















