Künye   Hakkımızda
31 Mayıs 2026, Pazar
Politika Haber
  • GÜNDEM
  • EMEK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • KADIN
  • GENÇLİK
Tüm Haberler
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Politika Haber
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Anasayfa Gündem

Cezaevindeki şüpheli ölümü anlattı: İntihar süsü verdiler

Aydın Cezaevi’nden tahliye edilen tutuklu, Yılmaz Ekinci’nin intihar etmesinin mümkün olmadığını belirterek, "Müşahedede bırakın kendisini asacak bir şey bulmayı, ayakkabını bile alırlar. Benim düşüncem boynu kırıldı ve daha sonra intihar süsü verdiler” dedi.

15 Temmuz 2022
Cezaevindeki şüpheli ölümü anlattı: İntihar süsü verdiler
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsApp'ta Paylaş

Koronavirüs (Kovid-19) salgını sürecinde hak ihlallerinin arttığı Aydın E Tip Kapalı Cezaevi, 28 yaşındaki tutuklu Yılmaz Ekinci’nin şüpheli ölümüyle bir kez daha gündemde. Cezaevi yönetimi, 13 Ocak’ta Ekinci’nin intihar ettiğini ileri sürdü. Ancak hem Ekinci’nin cansız bedenin çıkarıldığı müşahede odasının kapsını gören kamera görüntülerinin aileye verilmemesi hem de asıya dair cezaevi yönetimi tarafından hazırlanan rapor ve aileye aktarılan bilgilerdeki çelişkiler ölümü kuşkulu kıldı.

Aile üzerinden ulaşılan kamera görüntüleri ve tanık ifadeleri de bu kuşkuyu büyüttü. Görüntülerde Ekinci’nin ölmeden önce gardiyanlar tarafından yaka paça müşahede odasına alındığı görülürken, olaya dair ifadeleri alınan tutuklular da Ekinci’nin gardiyanlar tarafından darp edildiğini aktardı.

İHLALLER

Ekinci’nin ölümüyle bir kez daha gündeme gelen Aydın Cezaevi’nde yoğun hak ihlalleri yaşanıyor. Ekinci’nin şüpheli ölümünün nedenlerinden birisi olarak gösterilen koğuşlarda kapasite fazlalığı bu ihlallerin başında geliyor. Kovid-19 salgını sürecinde cezaevinde 16 kişilik koğuşlarda 28, 30 kişilik koğuşlarda ise 50’ye yakın kişi tutulmaya başlandı. Toplam 870 kişilik kapasitesi olan cezaevinde, şuanda bin 302 kişinin kaldığı öğrenildi. Bunun yanı sıra sağlığa erişim ve sık sık yaşanan sevkler de bu ihlallerden bazıları.

ŞÜPHELİ ÖLÜMLER

İhlallere paralel olarak cezaevinde şüpheli ölümler de yaşanıyor. 2016 yılında şüpheli bir şekilde yaşamını yitiren tutuklu Muharrem Bahçıvan’ın, koğuşunda intihar ettiği ileri sürüldü. 26 Mart 2022’de ise kalp krizi geçiren tutuklu İbrahim Kaplan ise, geç müdahale edilmesi nedeniyle yaşamını yitirdi.

BASKILAR ARTTI

Ekinci’nin ölümü sonrası tutuklular üzerindeki baskıların halen sürdüğü belirtiliyor. Ekinci’nin intihar olmadığını savunan tutuklular, farklı cezaevlerine sevk edildi. Kalan tutuklular da sevk edilmekle tehdit ediliyor.

Aydın Cezaevi’nden tahliye edilen ve güvenlik nedeniyle ismini vermek istemeyen bir tutuklu, Ekinci’nin ölümü ve cezaevinde yaşanan hak ihlallerine dair Mezopotamya Ajansı’na (MA) konuştu.

“İNTİHAR SÜSÜ VERİLDİ”

Olayın yaşandığı gün koğuştan Yılmaz Ekinci ile gardiyanlar arasındaki konuşmaları duyduklarını aktaran tutuklu, bir süre sonra ölüm haberi aldıklarını söyledi. Bu duruma inanamadıklarını ifade eden tutuklu, “Çünkü girdiği müşahedede kendisini asacak bir yer yok. Bırakın kendini asacak bir şey bulmayı, içeri girerken ayakkabını bile alırlar. Eşofman ipini de çekip alırlar. Oraya seni yalnızca pantolon ve tişörtle koyarlar. Oraya kesinlikle ne kesici bir cisim ne de ip sokabilirsin. Bundan önce de orada intihar olduğu için bu imkânsız. Saçlı kapının boyu 1 buçuk metre, bir insanın oraya kendisini asması imkansız. Yılmaz dik dursa, kapının boyunu geçiyor. Ancak kendini dizden bağlayacaksın, birisi de seni kaldırıp oraya asacak. Ben olaydan sonra müşahedeye girdiğimde, Yılmaz nasıl yapmış olabilir diye düşündüm. Kapı göbeğime geliyordu. Burada birinin intihar etmesi mümkün değil. Benim düşüncem boynu kırıldı. Daha sonra intihar süsü verdiler” dedi.

“MESAİ SAATİNDE MÜŞAHEDEYE ALINMAZ”

“Burada ilginç olan; tutuklular mesai saatinde müşahedeye alınmaz” diyen tutuklu, şunları söyledi: “Sorumlu baş memur ya koğuştan hiç almaz ya da başka bir koğuşa verir. Yılmaz’ın gündüz müşahedeye girmesi kafamızı karıştırıyor. Akşam mesai olmadığı için işlemini yapıp başka koğuşa alamazlar. Onun için müşahedeye gönderilir. Ama mesai saatlerinde sorumlu baş memur, savcı, cezaevi idarecileri var. Yani işlemleri yapılabilir. Ancak büyük bir kavga çıkarırsın, gardiyanlara yumruk atarsın, öyle mesai saatlerinde müşahedeye alırlar. Ama Yılmaz’ın durumunda öyle bir şey de yoktu.”

ŞİDDET GÖRÜNTÜSÜ KESİK!

Ekinci’nin ölümüyle ilgili aileye verilen cezaevi görüntülerini izleyen tutuklu, görüntülerin eksik ve kesik olduğunu ifade etti. Tutuklu, “Merdivenden çıkarıp odaya soktukları zaman ve ölümünün fark edildiği saatlerin görüntüleri yok. Önemli olan o görüntüler. Sadece Yılmaz’ı merdivenden çıkarırken ki görüntüler var. Görüntülerin eksik olması onu dövdüklerini gösteriyor. Zaten normalde kimi müşahede koğuşuna koysalar vuruyorlar. Ben de 4-5 kere müşahedeye girdim. Beni de vura vura içeri soktular. Müşahedede merdiven boşluğu ile ikinci kata dönen kısım arasında da kamera yok. Orada şiddet uygulayarak, hiçbir şey yokmuş gibi devam ediyorlar” dedi.

“BUNU YAPACAK BİRİ DEĞİLDİ”

Yılmaz Ekinci’nin spor yapan, kendisine özenen ve kendini asacak biri olmadığını belirten tutuklu, “Gayet neşeliydi. Yılmaz’ı tanıyan herkes onun böyle bir şey yapmayacağını söylüyor. Yılmaz intihar etmişse bile, o gün müşahedede bulunan gardiyanın ihmali var. Gardiyanın saat başı odaları kontrol etmesi gerekiyor. Ama akşamdan atılırsan, sabaha kadar gardiyan gelip sana bakmaz. Ben mesela yattığımda, sabaha kadar kapıya vurdum ama gelip bakan olmadı. En son sabah sayımında geldiler” diye belirtti.

PSİKOLOJİK BASKI VE SÜRGÜN

Yaşanan ölümden sonra tutuklulara yönelik psikolojik baskının arttığını vurgulayan tutuklu, Yılmaz Ekinci’nin intihar etmediğini söyleyen tutukluların sevk edildiğini aktardı. Son olarak bir tutuklunun hücre cezası aldığında, “Beni Yılmaz gibi asacaksınız’” dediğini aktaran tutuklu, “Onu da ertesi gün başka yere sürgün ettiler. Onun kardeşini de gönderdiler. ‘Yılmaz’ın olayında sizin parmağınız var’ diyen bir tutuklu da sürgün edildi. Bu konuda cezaevinde psikolojik bir baskı var. Hepimize baskı yaptılar. Bana da defalarca ‘Rahat dur. Çok konuşuyorsun. Senide listenin başına alırız. Sabah gözünü başka yerde açarsın’ dediler. Gardiyanlar kaç kere bizi tehdit eder gibi uyardı” ifadelerini kullandı.

KALABALIK KOĞUŞLAR

Ekinci’nin gardiyanlarla yaşadığı sorunun koğuşların kalabalık olması olduğunu aktaran tutuklu, 16 kişilik koğuşlarda 35 kişi kaldığını söyledi. Koğuşlarda yerde yatacak yer olmadığını dile getiren tutuklu, “10 kişi sabaha kadar bekliyor. Sabah sayımdan sonra 10 kişi kalkıyor, diğerleri uyuyor. Koğuşta oturacak yer bile bulunmuyor. Tutukluların koğuştan çıkmak istemelerin sebebi de budur. Koğuşta dolaşamıyorsun, televizyon izleyemiyorsun, kitap okuyamıyorsun. Psikolojin bozuluyor. Aydın E Tipi Cezaevi’nin kapasitesi 870 kişi ama içeride şu an bin 302 kişi kalıyor” şeklinde konuştu.

KEYFİ TAVIRLAR

İdarenin bu duruma karşı keyfi tavırları olduğuna dikkat çeken tutuklu, şunları söyledi: “Tutuklular istediği koğuşa değil, yönetimin istedikleri yerlere veriliyor. Koğuştaki insanlarla anlaşamadığını söylesen bile, ‘Anlaşacaksın’ diyorlar. Yılmaz’da birkaç kez dilekçe yazıp koğuş değiştirmek istedi. Sorumlu baş memur inat ederek, ‘Benim istediğim yerde yatacaksın’ dedi. Yine pandemi kısıtlamalarının kalkmasının ardından tutuklular kalabalıktan kaynaklı farklı cezaevlerine sevk edilmek istedi. Ancak sevk yazsan da sevkin çıkmıyor. Onda da yönetim ‘Ben istediğim yere gönderirim’ diyor. Mesela tutuklu ailesine yakın olmak için İzmir’e sevk yazıyor ama Afyon’a gönderiyorlar. Cezaevinde gülen insan bulamazsın. Eskiden spor yapardık, sosyal bir alanımız olurdu. Şimdi öyle bir şey yok.”

UYGULAMALARDA DEĞİŞİM

Ekinci’nin ölümünden sonra müşahedede iyileşme olduğunu aktaran tutuklu, artık sağlık raporu almadan müşahedeye götürülmediklerini söyledi. Saat 23.00 gibi müşahedeye götürdüklerinde, 112 Acil Servis’in gelip kendilerini muayene ettiğini belirten tutuklu, “Yarım saat sonrada devlet hastanesine götürüp, darp var mı diye rapor aldılar. Sabah çıkarırken revire götürüp oradan koğuşuma götürdüler. Önceden böyle bir şey yoktu. Döve döve içeri atarlardı. Yine görüntüde izlediğim gardiyanların hepsi vardiyada sözü geçen gardiyanlarken, soruşturmadan sonra hepsinin yetkisi kısıtlandı. İfadelerde adı geçen Serkan isimli gardiyan ise son 2 aydır bizim blokta görünmüyor” dedi.

DİLEKÇELER SONUÇSUZ KALIYOR

Uzun yıllardır cezaevine girip çıktığını söyleyen tutuklu, daha önce E Tipi cezaevlerinde siyasi tutukluların da bulunduğunu kaydetti. “Onlar varken burası cennet gibiydi” diyen tutuklu, şöyle devam etti: “F tipleri açıldığı zamanda buradaydım. O zamana kadar gardiyanlar tutuklulara hakaret edemezdi. Kibar konuşur ve iyi davranırlardı. Ne zaman siyasi mahkumlar E tiplerinden gitti, adli tutuklulara baskı başladı. Mesela normalde cezaevi yönetimine, savcısına, Adalet Bakanlığı’na dilekçe hakkımız var. Ama bunlara verdiğin hiçbir dilekçeye cevap gelmiyor. Tahliye zamanım geldi. Ama bana 3 ay deneme süresi verdiler. Ben de bunu psikologla konuşmak için dilekçe yazdım, çağırmadı. Yönetime yazdım, çağırmadı. O hafta 10 tane dilekçe yazdım, hiçbirisinden sonuç alamadım. En son cezaevi savcısına yazdım. Ama savcıya yazdığın dilekçe savcıdan önce 2’nci müdüre gidiyor. 2’nci müdür beni çağırdı, 10 tane gardiyanla beraber ‘Sorunun ne?’ diye sordu. ‘Ben size değil, savcıya yazdım’ dediğimde, ‘Savcı izinde. Derdin varsa bize anlat’ dedi. Böyle bir sistem var. Bakanlığa dilekçe yazıyorsun, ona da bir cevap almıyorsun.”

ÇÖZÜM BULUNMUYOR

Salgınla birlikte cezaevlerinde koşulların daha da ağırlaştığını ifade eden tutuklu, hiçbir sorunlarına çözüm bulunmadığını kaydetti. Tutuklu, “Bizi teste bile sokmadılar. ‘İçeride öleceksin’ diyorlar. Çok kötü olanları da hastaneye değil, müşahedeye götürüyorlar. Yemeği bırakırken koğuşun kapısını açıp iki metre geri çekiliyorlar. Normal hastalıklarda bile hastaneye götürmüyorlar. Kalp krizi geçirirsen, onu da son anda götürüyorlar. En son Mart ayında İbrahim Kaplan isimli bir tutuklu kalp krizi geçirdi. Butona basıp, kalp krizi geçirdiğini söylüyorlar. Gardiyan 112’ye haber vereceğine, sadece su tutuyor. Gardiyanın elinde ölüyor, 1 saat sonra hastaneye götürüyorlar. Mesela açık görüşü yarım saatle sınırlıyorlar. Koğuştan çıkıp görüş alanına gelene kadar zaten 10 dakika geçiyor. 20 dakika görüşebiliyorsun. Bu da tutukluların psikolojisini etkiliyor. Tepki versen hakkında tutanak tutuluyor” diye konuştu.

Semra Turan – Tolga Güney / MA

İlgili Haberler

Lübnan Başbakanı: İsrail saldırıları tarihin silinmesidir
Gündem

Lübnan Başbakanı: İsrail saldırıları tarihin silinmesidir

30 Mayıs 2026
İsviçre’de gözaltına alınan Tabu’dan haber alınamıyor
Gündem

İsviçre’de gözaltına alınan Tabu’dan haber alınamıyor

30 Mayıs 2026
Kayıp yakınları adalet için bayramda da alanlardaydı
Gündem

Kayıp yakınları adalet için bayramda da alanlardaydı

30 Mayıs 2026
Rapor: DAİŞ’lilerin firarıyla güvenlik tehdidi açığa çıktı
Gündem

Rapor: DAİŞ’lilerin firarıyla güvenlik tehdidi açığa çıktı

30 Mayıs 2026
JES’e karşı nöbet sürüyor: Hukuki haklar anlatıldı
Gündem

JES’e karşı nöbet sürüyor: Hukuki haklar anlatıldı

30 Mayıs 2026
Ağır hasta tutsaklar için acil tahliye çağrısı
Gündem

Ağır hasta tutsaklar için acil tahliye çağrısı

30 Mayıs 2026
Politika'dan Günün Yorumu
Nükleer Tehlike Kapıda
Politika'dan Yorum

Nükleer Tehlike Kapıda

Politika Haber
6 Nisan 2026
Politika'dan Söyleşi
“İsrail ve Türkiye Suriye Topraklarının Yarısını Aralarında Paylaşmış Durumdadırlar”
Politika'dan Söyleşi

“İsrail ve Türkiye Suriye Topraklarının Yarısını Aralarında Paylaşmış Durumdadırlar”

Politika Haber
24 Ocak 2026

EN SON HABERLER

Lübnan Başbakanı: İsrail saldırıları tarihin silinmesidir

Lübnan Başbakanı: İsrail saldırıları tarihin silinmesidir

30 Mayıs 2026
İran: Hürmüz Boğazı’ndan geçecek gemiler donanmadan izin almalı

İran: Hürmüz Boğazı’ndan geçecek gemiler donanmadan izin almalı

30 Mayıs 2026
İsviçre’de gözaltına alınan Tabu’dan haber alınamıyor

İsviçre’de gözaltına alınan Tabu’dan haber alınamıyor

30 Mayıs 2026
Çanakkale’de bir kadın katledildi

Çanakkale’de bir kadın katledildi

30 Mayıs 2026
Kayıp yakınları adalet için bayramda da alanlardaydı

Kayıp yakınları adalet için bayramda da alanlardaydı

30 Mayıs 2026
Rapor: DAİŞ’lilerin firarıyla güvenlik tehdidi açığa çıktı

Rapor: DAİŞ’lilerin firarıyla güvenlik tehdidi açığa çıktı

30 Mayıs 2026
JES’e karşı nöbet sürüyor: Hukuki haklar anlatıldı

JES’e karşı nöbet sürüyor: Hukuki haklar anlatıldı

30 Mayıs 2026
Politika Haber

© Tüm hakları saklıdır
Politika Haber'de yayımlanan yazı, haber, fotoğraf ve videoların her türlü telif hakkı Mustafa Suphi Vakfı'na aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilmeden ve link verilmeden alıntılanamaz.

Bizi Takip Edin

Kurumsal

Künye

Hakkımızda

Çerez Politikası

Gizlilik Politikası

Kullanım Koşulları

Politika Haber, MA ve SPUTNIK abonesidir.

© 2025 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!

Sonuç Bulunamadı
View All Result
  • Politika’dan Yorum
  • Politika’dan Söyleşi
  • Gündem
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kadın
  • Gençlik
  • Göçmen
  • Emeklilik
  • Eğitim
  • Doğa
  • Tarih
  • Kültür
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Spor
  • Video Haber
  • Foto-Galeri
  • Tüm Haberler

© 2025 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!