Künye   Hakkımızda
7 Kasım 2026, Cumartesi
Politika Haber
  • GÜNDEM
  • EMEK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • KADIN
  • GENÇLİK
  • DOSYA
  • YAZARLAR
Tüm Haberler
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Politika Haber
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Anasayfa Gündem

Buldan: Eşit bir yaşamı inşa edeceğiz

Her toplumsal alanda olduğu gibi ekonomide de sömürüsüz, eşit, adil, şeffaf bir modeli mutlaka hayata geçireceklerini söyleyen HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, “Eşit bir yaşamı inşa edeceğiz” dedi.

16 Nisan 2022
Buldan: Eşit bir yaşamı inşa edeceğiz
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsApp'ta Paylaş

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclisi, partinin genel merkezinde toplandı. Toplantının açılışında HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan konuştu. Sözlerine cezaevlerindeki kadınları selamlayarak başlayan Buldan, “Bu yola birlikte çıktık, birlikte mücadele ettik ve mücadelemizi bugünkü güçlü konuma birlikte taşıdık. Bundan sonraki süreçte de bu onurlu mücadelemizi aynı kararlılıkla zafere ulaştırmak için birlikte mücadelemize devam edeceğiz. Eşit, adil, demokratik bir yaşamı kadın mücadelemizle hep birlikte inşa etmek için bu zaferi yakalamak zorundayız” dedi.

DERİNLEŞEN YOKSULLUK 

Kadın Meclisi toplantılarını tekçi erkek iktidarın ürettiği krizin ve çöküşün giderek derinleştiği bir süreç ve ortamda gerçekleştirdiklerine dikkati çeken Buldan, “Derinleşen yoksulluk, artık sefalet gerçekliğine dönüşmüştür. Bunu iktidarın pratiklerinden ve uygulamalarından görüyoruz. Yangının büyüdüğü mutfaklar, işsizliğin ağır yükü altında ezilen gençler, kadınlar, milyonlar; geliri giderini karşılamayan çalışanlar, emekliler bu sefalet ortamını en yakıcı haliyle yaşamaktadır. Bu halk gerçekliğine karşın saray yönetimi, utanmadan, sıkılmadan ekonominin ne kadar büyüdüğü ve büyüyeceği yalanını her gün Türkiye halklarına söylemeye ve bunu sürdürmeye devam etmektedir” ifadelerini kullandı.

“KADINLAR YOKSULLUĞA MAHKUM EDİLMEKTE”

Artan enflasyona da dikkati çeken Buldan, “Sadece 3 ay içerisinde ikiye katlanan cari açıkla, freni patlamış enflasyonla, zam üstüne zamlarla, vergi üstüne vergilerle, dünyanın en değersiz para birimine dönüşmüş lirasıyla bu ekonomi dibe doğru son hızla çakılmaya devam ediyor. Market raflarındaki, pazar tezgahlarındaki fiyatlar, doldurulamayan fileler, ödenemeyen borçlar, boş kalan tarlalar, fiyatı uçup giden temel ihtiyaçlar, üretemeyen tezgahlar sarayın tam tersini gözler önüne sermektedir. Fakirleştik, yoksullaştık, aç kalıyoruz, tüketemiyoruz, üretemiyoruz sesleri Türkiye toplumunun her yanından yankılanmaktadır. Derin yoksulluk en çok da kadınlar üzerinde yoğunlaşmaktadır. Son derece bilinçli bir politika ile kadınlar mutlak yoksulluğa mahkum edilmektedir” şeklinde konuştu.

“BEŞLİ ÇETENİN EKONOMİSİ BÜYÜYOR”

“Halkın kesesinden bedelsiz kredi verilen ultra zenginlerin ekonomisi büyümektedir” diyen Buldan, “Hazinenin peşkeş çekildiği bankaların ekonomisinin büyüdüğünü biliyoruz. Beşli çetelerin, yandaş vurguncuların ekonomisinin  büyüdüğünü biliyoruz. Fakat onların ekonomisi büyüdükçe halkın lokması her gün küçüldüğünü de biliyoruz. Halka porsiyonları küçültün, kuru ekmekle yetinin diye buyuranlar kadınların, halkın ekmeğinden çalıp kendi saltanatlarını finanse etmektedir. Bunun da farkındayız. Tarlada, evde, fabrikalarda, atölyelerde, eğitimde, sağlıkta üretenlerin, kadınların, emeğinin karşılığından çalınmakta; yandaşın cebine aktarılmaktadır. İşte iktidarın büyümeden kastettiği bu kadar ceberut, bu kadar vicdansız ve karanlık ekonomi budur” diye belirtti.

“EŞİT BİR YAŞAMI İNŞA EDECEĞİZ”

Buldan, konuşmasının devamında şunları söyledi: “Tabi ki biz kadınlar tekçi erkek iktidarın her türlü yalanına karşın bu vahşi ekonomik sistemin, bu soygun düzeninin elbette ki farkındayız. Ve bu talancı erkek ekonomisini, büyüyen soyguncu erkek ekonomiyi asla kabul etmiyoruz, asla kabul etmeyeceğiz. Bu düzene alışmıyoruz, asla alışmayacağız. Kararlılıkla mücadele etmeye devam edeceğiz. Bizim olan ve bizden çaldıkları ne varsa hepsini bir bir almaya ve geri dönüşünü sağlamaya devam edeceğiz. Her toplumsal alanda olduğu gibi ekonomide de sömürüsüz, eşit, adil, şeffaf bir modeli mutlaka hayata geçireceğiz. Herkesin doyduğu, emeğinin hakkını aldığı bir ekonomik sistemi mutlaka hayata geçireceğiz.

KÜRT SORUNU ÇÖZÜLSEYDİ…

Bu ülkede demokratik bir sistem inşa edilmiş, Kürt sorunu çözülmüş, farklı kimliklerin hakları teslim edilmiş olsaydı, geçmişle gerçek bir yüzleşme sağlanabilseydi, onurlu bir barış gerçekleşmiş olsaydı, cinsiyet eşitliği ve evrensel eşitlik ilkeleri hayata geçirilebilseydi bu yıkımların, biraz önce ifade ettiklerimin hiçbirisi gerçekleşmeyecek ve yaşanmayacaktı. Bizler kadınlar olarak, HDP olarak bu ülkeye nasıl kaybettirdiklerini ve kazancın güçlü demokraside, tam eşitlikte, gerçek bir adalet sisteminde, yüzyıllık sorunların çözümünde, kalıcı bir barışta olduğunu elbette çok iyi biliyoruz. Bu bilinç ve ilkelerimizle bir yola çıktık, bir yol açtık ve o yolda güçlü adımlarla yürümeye devam ediyoruz, devam edeceğiz. Şunu da söylemeden geçmeyeceğim. Geçmişin yüzyıllık hatalarına teslim olmaya niyetlenenler, bu ülkeye tekrar eden yıkımlardan başka bir şey sunamazlar.”

3’ÜNCÜ YOL SİYASETİ 

Bunu anlamak için Macaristan’da olanlara ya da hiçbir dünya örneğine bakmaya ihtiyacımız yoktur. Kendi tarihimize ve sonuçlarına bakmamız, kendi gerçekliğimizi iyi anlamamız gerekir ve buradan gerekli dersleri almamız gerekiyor, doğru tutumu takınmamız için yeterlidir. Tarih, HDP olarak ortaya koyduğumuz gerçeklerin hem şahidi hem ispatıdır. HDP ve kadınların öncülüğünde geliştirdiğimiz üçüncü yol siyaseti, demokrasi ittifakı bu tarihsel görevde sağlam ve güçlü bir iradeye sahiptir. Çözümün en güçlü adresidir aynı zamanda. Dolayısıyla ülkenin tüm sorunları çözülecekse, yani bir gelecek kurulacaksa, demokratik bir sistem inşa edilecekse bu ancak; HDP’yle, HDP’nin fikriyatıyla ve üçüncü yol siyasetiyle yine kadınların ve gençlerin güçlü katılımıyla mutlaka gerçekleşecektir. Gelecek HDP’yle mümkündür. HDP geleceğin de, demokrasinin de, barışın da, kadın özgürlüğünün de teminatıdır ve tek adresidir.

278 KADIN KATLEDİLDİ

Toplumsal cinsiyet eşitsizliğine bağlı olarak gelişen kadına yönelik şiddet her gün tırmanmaktadır. Günde en az 4 kadının erkek şiddetiyle katledildiği ülkemizde, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkıldığı günden bu güne 278 kadın katledilmiş, 235 kadın şüpheli bir şekilde ölü bulunmuştur. Bu tablo ne bir kaza, ne bir salgın hastalığı istatistiği, ne de toplu savaş katliamıdır. Bu tablo AKP-MHP erkek bloğunun kadınlar için ortaya koyduğu felaket tablosudur.

Bunun yanı sıra bu karanlık tabloyu hakim kılmak adına biz kadınlara karşı topyekün bir saldırı içerisindedirler. Binlerce kadın arkadaşımız, kadın mücadelesi nedeniyle tutuklanmakta ve her gün yargılanmaktadır. Bakınız son üç ay içerisinde sadece Diyarbakır’da 200 kadın soruşturma ve kovuşturma geçirdi. Şimdi de Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’na kapatma davası açtılar. Bu davalar, kadın mücadelesine bir saldırıdır, bütün kadınları hedef alma operasyonlarıdır. Buradan KCDP’ye dayanışma duygularımızı iletiyorum. Tekçi erkek iktidar tarafından nerede ve hangi kadına yönelik olursa olsun kadın mücadelesine karşı geliştirilen saldırılara karşı asla sessiz kalmayacağız, onların yanında olacağız. Hep birlikte karşı tavrımızı güçlü bir biçimde ortaya koymaya devam edeceğiz. Bu vesileyle de buradan bütün kadınlara, kadın birlikteliğinin ve ortak mücadelesinin vazgeçilmez öneminin farkında olarak hareket etmemiz gerektiğinin elzem olduğunu tekrardan ifade etmek isterim. Bizden bu kadar korkan bir iktidar ortak gücümüz ve mücadelemiz ile kaybedeceğini çok iyi biliyor. Bizlere yönelik saldırılarının en büyük nedeni de işte budur. Kaybetme korkusudur.

KADINLARI HEDEF ALIYORLAR

4 Kasım darbesi, kayyım darbesi, bugün yürütülen Kobanê Kumpas Davası ve HDP’ye karşı açılan kapatma davası da tekçi erkek iktidarın gerçek muhalefete özellikle de kadınların demokratik muhalefetine karşı duyduğu korku refleksidir. Bütün bu saldırılarla Kürtler kadar, ezilmişler kadar etkisizleştirmek istedikleri güç aynı zamanda kadınlardır, yani bizleriz. Kadınların etkin siyasetidir, değişim gücüdür. Fakat o kadar haksızlar ki ve o kadar altı boş hukuksuz dayanaklarla bu süreci işletmeye çalışıyorlar ki, olmayan delilleri, gizli tanıkları, düzmece dosyaları ellerinde patladı. Olması gerektiği gibi duruşma salonlarında kadınlar ve tüm arkadaşlarımız bu düzmece kumpası, bu hukuk garabetini yargılıyor, yargılamaya da devam edecek. Hal böyle olunca partimize yönelik yeni bir gözaltı dalgası başlatıp yine hukuksuz bir şekilde arkadaşlarımızı Kobanî Kumpas Davası’nın ikinci dalgası olarak lanse ettikleri bir operasyonla gözaltına aldılar. Peki neye dayanarak? 6415 sayılı kanuna dayanarak. Peki bu kanunu bu hükümet daha önce hangi amaçla kullanmış? Bakıyoruz ve hiç de şaşırtıcı olmayan bir durumla karşılaşıyoruz. Bu kanunla AKP hükümeti IŞİD’lilerin dondurulan malvarlığını geri sahiplerine iade etmiş.

AYNI KANUNLA IŞİD’E YARDIM EDİYORLAR

Aynı kanunla IŞİD’e yardım ediyorlar, Kobanî’ye yapılan insani yardımları suçlama konusu yapıyorlar, kanun aynı kanun. Ama Kürtler, kadınlar, demokratik siyasetin bileşenleri söz konusu olunca bu kanun hükümetin elinde bir kılıca dönüşmektedir. Dünyaca kabul edilmiş gelmiş geçmiş en vahşi yapılanma olan IŞİD söz konusu olunca mevcut kanunla IŞİD’i ihya ediyorlar. IŞİD’e halen arka çıkarken, aynı kanunla Kobani’ye yapılan insani yardımı suçmuş gibi gösterip yargılamaya kalkıyorlar. Bunların asıl hedefi insanlıktır. İnsani yardımı hedef alanların insanlık değerleriyle sorunları çok büyüktür.

CİZRE MÜCADELE MEKANIDIR

Yine geçen hafta Cizre ilçe binamıza yapılan baskında ilçe binamızı adeta yıktılar. Cizre asla sindiremedikleri kadim bir mücadele mekanıdır. Bu hakikate duydukları öfkeyle saldırıp yıkıyorlar. Cizre’de işledikleri insanlık suçlarının üzerine yeni suçlarla örtmeye çalışıyorlar. Fakat biz bu talanlara seyirci kalacak bir halk değiliz. Geceler boyu Cizre’nin cesur kadınları ilçe binamız önünde oturdu, nöbet tuttu, mücadele stranları söyledi. Zulmünüze karşı biz de buradayız, korkmuyoruz, size meydan okuyoruz dediler. Ben buradan Cizre’nin, Botan’ın cesur ve emektar halkına ve kadınlarına en derin sevgilerimi ve saygılarımı gönderiyorum. Selam olsun güzel sesinize, stranlarınıza, kararlı demokratik mücadelenize.

CEZAEVLERİ İŞKENCEHANEYE DÖNÜŞTÜRÜLDÜ

Önemle değinmek istediğim bir başka konu ise işkencehaneye çevirdikleri cezaevleridir. İnsanlık dışı tecrit uygulaması yetmiyor, hak ihlalleri yetmiyor, sahte ATK raporları ile ağır hasta mahpuslara eziyet etmek ve ölümlerine sebebiyet vermek yetmiyor, infaz yakmalar yetmiyor, mahpuslara ağır fiziki işkenceler yapıyorlar. Nasıl her gün kadınlar katlediliyorsa aynı şekilde neredeyse her gün cezaevinden bir cenaze çıkıyor. Bu ölümler şüpheli olarak tanımlansa da cenazeler üzerindeki ağır işkence izleri şüpheyi dahi ortadan kaldırıyor. En son Ferhat Yılmaz’ın cenazesi üzerindeki izler aslında her şeyi bizlere çok açık ve net olarak gösteriyor. Üstelik bununla da yetinmiyorlar. Cenazeye de işkence ettiklerini görüyoruz ve buna tanıklık ediyoruz. Cenaze aracı bile vermeyen bir zihniyetle karşı karşıyayız, cenazelerin dini vecibelerinin yerine getirilmesine engel olan bir zihniyetle karşı karşıyayız, cenaze törenine izin verilmiyor.

AYSEL TUĞLUK’A YAPILANLAR 

Hafızasını gün be gün yitiren sevgili Aysel ve diğer ağır hasta mahpuslar için dünyanın dört bir yanından yapılan çağrılara bu kadar sağır kalınması bilinçli bir düşmanlık politikasıdır, kadın düşmanlığı ve Kürt düşmanlığıdır. Bunun farkındayız. Fakat biz düşmanlık siyaseti yürütmüyoruz. Biz, hakikat ve adalet mücadelesi yürütüyoruz. Bizlere, halkımıza, kadınlara ve tutuklulara yönelik yürütülen bu düşmanca politika elbette gerçek adalet karşısında ve insanlık vicdanında hesap verecektir. Bu politikanın sahipleri, karar alıcıları, uygulayıcıları, yaptıkları hukuksuzluklarla, insanlık suçlarıyla mutlaka yüzleşecektir. Bu Kadın Meclisi toplantımızdan tekrar ifade ediyorum ki bütün yoldaşlarımızı her yerde ve her zaman, en güçlü, en sıkı şekilde sahiplenmeye devam edeceğiz. Her bir yoldaşımız bizim bir parçamızdır, değerimizdir, onurumuzdur. Cezaevlerine buradan güçlü bir selam gönderiyorum.

SİZDEN KORKMUYORUZ

Baskılarıyla, zulümleriyle bizlere teslimiyeti dayatanlar bilsinler ki, geçmişte olduğu gibi bugünde bedeli ne olursa olsun her zaman cesur ve kararlı olmaya devam edeceğiz. Biz kadınlar sizden korkmuyoruz. Buradan söylüyorum kendilerine: Bizler korkacak olsaydık kırımdan geçirildikten sonraki zamanlarda korkardık. Bize sürekli reva görülen hapishane duvarlarından işkence tezgahlarından korkardık. Canımıza, malımıza kast edilirken korkardık. Bize yaşattığınız Newala Kasaba zulmünden sonra korkardık. Korkmadık. Tarih şahittir, ne korktuk ne bir tek adım geri attık. Hiçbir şekilde korkmayacağımızı da buradan bir kez daha ifade etmek istiyorum.

Fakat siz korkuyorsunuz. Bugün Newala Kasaba’yı da o korkuyla betona gömmek istiyorsunuz. Ama kadınlar her yalana ve inkara karşı hafızayı daima diri tutar. Bundan sonra da tutacağından kimsenin kuşkusu olmasın. Asla unutmadık ve asla unutmayacağız. Kadınların hafızası bu ülkede gerçek bir yüzleşmeyi ve hesaplaşmayı mutlaka sağlayacaktır.

EMİNE ŞENYAŞAR’LA AYNI ATEŞTE YANDIK

Geçen hafta arkadaşlarımla beraber Emine Şenyaşar annemizi Adalet Nöbeti’nde ziyaret ettik. İftar sofrasını, acısını, isyanını paylaştık. Emine annenin eşini ve evlatlarını kopardılar ondan. Başından beri bu zalim uygulamanın ve adaletsizliğin tanığı ve takipçisiyiz. Fakat bunun yanı sıra aynı zulme uğrayıp eşini yitirmiş bir kadın olarak, Emine annenin nasıl tarifsiz bir acı yaşadığını, gelmeyen adaletin insanın ruhunu nasıl kemirdiğini elbette ki iyi bilirim. Ben, Emine anne ve yakınlarını yitiren sayısız kadın aynı ateşten yandık. Aynı zalimlerin adaletsizliğine isyan ettik. Ben Galatasaray Meydanı’nda oturdum, şimdi Emine anne Urfa Adliyesi önünde oturuyor. Aynı ortak acı ve aynı ortak taleple. Bir yudum sudan, bir lokma ekmekten çok daha fazlasıdır insanın adalete duyduğu ihtiyaç. Şu Ramazan ayında şükür duasıyla değil, adalet duasıyla orucunu açıyor Emine Şenyaşar annemiz ve hem oğlu hem yoldaşı olan Ferit Şenyaşar ile birlikte.

ADALETİ KADINLAR GETİRECEK

Buradan tekrar dile getirmek isterim. Ortak acımız, ortak derdimiz ortak mücadelemizdir bizim. Pınar Gültekin’in duruşmasına giderek Pınar’ın annesi ile mücadele ortaklığı kuran Deniz Poyraz’ın annesi Fehime Poyraz’ın mücadelesi, Gülistan Doku’nun bulunması için, İpek Er’in katilinin cezalandırılması için, Aysel Tuğluk’un serbest bırakılması için, Emine Şenyaşar’ın adalete kavuşması için ortak çığlıkta buluşan kadınlar bu ülkeye, bu topraklara adaleti mutlaka getirecektir. Bu coğrafyanın çölleştirilen topraklarına biz kadınlar can vereceğiz, yaşam vereceğiz. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın.

AKP-MHP BLOĞU HAZIRLANIYOR

Önümüzde yakın zamanda gerçekleşecek olan bir seçim var. Demokratik ülkelerde siyasi partiler seçim kampanyaları, örgütsel çalışmaları ile seçimlere hazırlanırlar. Ancak AKP-MHP ortaklığı ise HDP ye saldırarak, HDP’yi engelleme kumpaslarıyla seçime hazırlanıyor. Çünkü biliyorlar ki, önlerindeki en büyük engel HDP’nin, kadınların güçlü duruşudur, güçlü iradesidir. Biz de bu farkındalıkla ülkenin bir ucundan diğer ucuna kadar her kadına ulaşarak, mücadelemizi daha fazla örgütlemek zorundayız.

Sizlerin, kadın meclisimizin emektarlarının çok büyük emekleri ve gayreti var. Özellikle 8 Mart ve Newroz başta olmak üzere gittiğimiz her yerde büyük bir coşku ile karşılanmamız, meydanlarda milyonlarla buluşmamız, hınca hınç dolu salonlarda gerçekleştirdiğimiz kongrelerimiz sizin emeğinizle örülmüş bir halk birlikteliğidir. Bu nedenle emekleriniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür etmek istiyorum. Fakat bildiğiniz üzere bu daha bir başlangıç. Hiç durmadan, yorulmadan, siyasetimizi daha fazla büyütme zamanıdır.

1 MAYIS’I TARİHİN EN BÜYÜK BULUŞMASINA DÖNÜŞTÜRELİM 

Sizlerin emeğiyle, kadınların her yeni gün üst üste koyduğu mücadele birikimi ve emeğiyle HDP ağacı ülkenin dört bir yanına köklerini salıyor, dalları serip serpiliyor çiçeğe duruyor. Tarihin karanlığında bırakılmaya çalışılan kadınlar HDP ile birlikte artık tarihin öncüleri olacaktır. Buna tüm bilincim ve yüreğimle inanıyorum. Evet, 1 Mayıs’a az bir süre kaldı. Dünyanın en büyük emektarları olan kadınlar olarak, 1 Mayıs’ı 8 Mart ve Newroz coşkusuyla, ruhuyla, büyük bir katılımla, tarihin en büyük buluşmasına dönüştürelim ve buna biz kadınlar öncülük edelim diyorum. Bu duygularla ve 1 Mayıs alanlarında yeniden görüşmek üzere hepinizi saygı ve sevgilerimle selamlıyorum.”

Buldan’ın konuşmasını zılgıt ve alkışlarla karşılayan kadınlar, açıklamanın ardından toplantıya geçti.

MA

Previous Post

Kayyım molozları Dicle Nehri’ne döktü

Next Post

Milli Savunma Bakanı Akar, Ukraynalı mevkidaşı Reznikov ile görüştü

İlgili Haberler

KESK’ten KHK ile ihraç edilen kamu emekçilerinin iadesi için çağrı
Gündem

KESK’ten KHK ile ihraç edilen kamu emekçilerinin iadesi için çağrı

7 Kasım 2026
Erdoğan 11 üniversiteye rektör atadı
Eğitim

Erdoğan 11 üniversiteye rektör atadı

7 Kasım 2026
TMMOB’den Yüreğir Belediyesi’nin protokol iptaline tepki
Emek

TMMOB’den Yüreğir Belediyesi’nin protokol iptaline tepki

7 Kasım 2026
DİSK, Cerattepe mücadelesini COP31’e taşıyacak
Emek

DİSK, Cerattepe mücadelesini COP31’e taşıyacak

7 Kasım 2026
Cumartesi Anneleri 1128. haftada Ali Tekdağ için adalet istedi
Gündem

Cumartesi Anneleri 1128. haftada Ali Tekdağ için adalet istedi

7 Kasım 2026
Fon vurgunlarını eleştiren imamın vaazına erişim engeli
Gündem

Fon vurgunlarını eleştiren imamın vaazına erişim engeli

7 Kasım 2026
Politika'dan Günün Yorumu
Burjuva siyaset, ahlak ve biz
Gündem

Burjuva siyaset, ahlak ve biz

Melike Korkmaz
8 Ekim 2026
Politika'dan Söyleşi
Gazeteci Aykan Sever: Lula ve PT yeni bir krize kadar beşik sallama modunda
Gündem

Gazeteci Aykan Sever: Lula ve PT yeni bir krize kadar beşik sallama modunda

Politika Haber
1 Kasım 2026

EN SON HABERLER

YÖK’ten lisans eğitimini üç yıla indirme hazırlığı

YÖK’ten lisans eğitimini üç yıla indirme hazırlığı

7 Kasım 2026
KESK’ten KHK ile ihraç edilen kamu emekçilerinin iadesi için çağrı

KESK’ten KHK ile ihraç edilen kamu emekçilerinin iadesi için çağrı

7 Kasım 2026
Erdoğan 11 üniversiteye rektör atadı

Erdoğan 11 üniversiteye rektör atadı

7 Kasım 2026
TMMOB’den Yüreğir Belediyesi’nin protokol iptaline tepki

TMMOB’den Yüreğir Belediyesi’nin protokol iptaline tepki

7 Kasım 2026
DİSK, Cerattepe mücadelesini COP31’e taşıyacak

DİSK, Cerattepe mücadelesini COP31’e taşıyacak

7 Kasım 2026
Cumartesi Anneleri 1128. haftada Ali Tekdağ için adalet istedi

Cumartesi Anneleri 1128. haftada Ali Tekdağ için adalet istedi

7 Kasım 2026
Fon vurgunlarını eleştiren imamın vaazına erişim engeli

Fon vurgunlarını eleştiren imamın vaazına erişim engeli

7 Kasım 2026
Politika Haber

© Tüm hakları saklıdır
Politika Haber'de yayımlanan yazı, haber, fotoğraf ve videoların her türlü telif hakkı Mustafa Suphi Vakfı'na aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilmeden ve link verilmeden alıntılanamaz.

Bizi Takip Edin

Kurumsal

Künye

Hakkımızda

Çerez Politikası

Gizlilik Politikası

Kullanım Koşulları

© 2026 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!

Sonuç Bulunamadı
View All Result
  • Tüm Haberler
  • Politika’dan Yorum
  • Politika’dan Söyleşi
  • Dosya
  • Yazarlar
  • Gündem
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kadın
  • Gençlik
  • Göçmen
  • Emeklilik
  • Eğitim
  • Doğa
  • Tarih
  • Kültür
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Spor
  • Video Haber
  • Foto-Galeri

© 2026 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!