Migros’un farklı illerdeki depolarında çalışan işçilerin sürdürdüğü direnişe, aralarında yazar ve edebiyatçıların da bulunduğu 85 isim ortak bir açıklamayla destek verdi. Açıklamada, Migros depo emekçilerinin insanca yaşamaya yetecek ücret, güvenli çalışma koşulları ve iş güvencesi taleplerinin meşru olduğu vurgulandı.
Yazar ve edebiyatçıların imzasını taşıyan metinde, kamuoyunda “Migros depo işçileri” olarak anılan emekçilerin, yaşamlarını sürdürebilmek için emeklerini Migros işverenine satan kadınlar ve erkekler olduğu ifade edildi.
‘İŞÇİLERİN DURUMU BU TABLOYLAÖRTÜŞMÜYOR’
10 ilde 12 depoda devam eden ve yaklaşık 7 bin emekçiyi kapsayan direnişe dikkat çekilen açıklamada Migros’un reklamlarında refah, bolluk ve mutluluk imgelerinin öne çıkarıldığına dikkat çekilirken, işçilerin çalışma koşullarının bu tabloyla örtüşmediği belirtildi. Açıklamada, düşük ücretlerle ve insanlık dışı koşullarda çalıştıkları belirtilen emekçilerin, haklarını aramak için Migros patronunun villası önünde yaptıkları eylemler sırasında ters kelepçeyle gözaltına alındıkları, işten atılmakla tehdit edildikleri ve polis tarafından işyerlerine girişlerinin engellendiği ifade edildi.
Ayrıca yaklaşık 300 emekçinin iş akdinin, kamuoyunda “ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık” gerekçesiyle uygulanan Kod 49 kapsamında feshedildiği hatırlatıldı. Açıklamada bu uygulamanın, hak arama mücadelesini bastırmaya yönelik olduğu vurgulandı.
Açıklamanın tamamı şöyle: “Yaşayabilmek için emeklerini Migros işverenine satan kadınlar ve erkekler, haberlerde yer alan yabancılaştırıcı kelimelerle “Migros depo işçileri”, direnişteler. 10 ilde, 12 depoda, yedi bin insanı kapsıyor direniş. İnsanca yaşayacak ücret, insanca çalışma koşulları ve güvence talep ediyorlar.
Migros reklamlarında dolu dolaplar, güzel sofralar görülüyor, konforlu evlerde herkes gülüyor, hatta kurguya mutlulukla gerinen sarı bir kedi bile dahil edilmiş. Gerçekte ise sefalet ücretine mahkûm, insanlık dışı koşullarda çalışan kadınlar ve erkekler Migros patronunun villası önünde haklarını aradıklarında ters kelepçeyle gözaltına alındılar, işten atılmakla tehdit ediliyorlar, polis tarafından işyerine girişleri engelleniyor. Üç yüz emekçinin iş akitleri kod 49’la feshedildi.
Yaşamanın pahalı, emeğin ucuz, ölümün bedava olduğu bir ülkede reklamlar hangi yalanı söylerse söylesin ne iyi, ne mutlu, ne özgür yaşam mümkündür. Her direniş, toplum olarak yitirdiklerimizi, insanlık onurumuzu geri kazanmak için ters kelepçelenmek pahasına açılan bir yoldur. Polis hak arayan emekçilere saldırarak anayasayı çiğnememeli, işçileri tehdit etmek yerine haklı talepler karşılanmalıdır. “
İMZACILAR
Ahmet Karadağ, Ahmet Ümit, Asuman Çakır, Aybike Ertürk, Ayfer Tunç, Ayşe Başak Kaban, Ayşe Şafak Kanca, Ayşegül Devecioğlu, Ayşen Şahin, Belgin Bıyıkoğlu, Betül Dünder, Cabir Özyıldız, Ceren Gündoğan, Dilek Yılmaz, Dilruba Nuray Erenler, Ebru Akkan, Elif Demirel, Elif Firuzi, Erdoğan Aydın, Erendiz Atasü, Eşber Yağmurdereli, Ezgi Tanergeç, Fatma Burçak, Fikret Başkaya, Füsun Aymergen, Gaye Boralıoğlu, Gonca Özmen, Gürsel Korat, Halide Yıldırım, Hande Çiğdemoğlu, Hatice Meryem, Hıdır Işık, Hülya Poyraz, Hüsamettin Küçük, Hüseyin Yıldırım, Işık Demirtaş, İlay Bilgili, İlkay Nolan, İsmail Güzelsoy, Kadir Akın, Kamil Tekin Sürek, Lal Hitay, Lal Laleş, Leyla Atakan, Loli Uyan, Mehmet Fırat Pürselim, Mehmet Zaman Saçlıoğlu, Merve Yakut, Nesimi Aday, Neslihan Cangöz, Nurhan Suerdem, Oğulcan Kütük, Ömer Faruk, Özge Doğan, Özlem Akıncı, Pınar Doğu, Polat Özlüoğlu, Raşel Meseri, Rıdvan Hatun, Ruhan Bilkay, Sacide Alkar Doster, Sedef Özge, Sema Saydı, Semih Gümüş, Semrin Şahin, Sena Türkmen, Sepin Sinanlıoğlu, Sercihan Alioğlu, Sevim Erdoğan, Sevtap Ayyıldız, Sezai Sarıoğlu, Sidem Samsun, Simla Sunay, Şafak Pala, Şebnem İşigüzel, Şöhret Baltaş, Ümit Aykut Aktaş, Vecdi Erbay, Vicdan Özerdem, Vildan Çetin, Vivet Kanetti, Yasemin Özek, Yasemin Sungur, Yasemin Yazıcı, Zeki Coşkun.”
MA

















