Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde Ravive Kozmetik’te meydana gelen ve 3’ü çocuk, 6’sı kadın olmak üzere 7 kişinin yaşamını yitirdiği patlamaya ilişkin 8’i tutuklu, 2’si firari 16 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması 4 gün sürdü. Duruşmanın görüldüğü Gebze Adliyesi 7’nci Ağır Ceza Mahkemesi, bir sanık hakkında tahliye, 7 sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı 20 Mayıs’a erteledi.
Başlanan yargılamayı değerlendiren dosya avukatı Onur Fırat Kaynun, yaşamanı yitirenlerin emekleriyle geçinenler olduğunu ifade ederek, taleplerinin adil bir yargılanma olmasını istediklerini söyledi. Siyasi ilişkilerin dosyaya olası etkilerine işaret eden Kaynun, “Esas olarak sanık Ali Osman Akat, Tayyip Erdoğan ve Süleyman Soylu ile fotoğrafları olan kişi önemliydi. Akat, ifade verirken bile adresini ‘AKP İstanbul İl Başkanlığı yanındayım. Emniyet müdürleriyle yakınım’ şeklinde verdi. Burada yargıya mesaj veren bir profille karşı karşıyaydık. Kendisi tahminimizden ötesinde bir ‘balina’ olduğunu ve diğer insanların ‘küçük balıklar’ olduğunu ifade ederek kendisi üzerinden ‘prim’ yapılmaya çalışıldığına dair beyanlarda bulundu. Bunu bilinçli yapıyor. Çünkü kendisi büyük bir sermayedar ve milyonlarca dolarlık ihracat yaptığını söylüyor. Bunu da siyasi erkin koruması altında gerçekleştirdiği açık” ifadelerini kullandı.
‘AKAT ASLİ FAİL OLARAK YARGILANMALI’
Akat’ın en başından beri arkadaşı olan Kocaeli İl Emniyet Müdür Yardımcısı ile bu süreçte görüştüğünü söyleyen Kaynun, “Duruşmada da hiç çekinmeden bunu tekrar etti. Kocaeli İl Emniyet Müdür Yardımcısı ile ne konuştunuz diye sorduğumuzda, ‘Yeğenlerimin durumunu merak ettim. Onların durumunu sordum’ dedi. İçeriği konusunda da ‘Cevap vermeyeceğim’ dedi. Akat akabinde ‘Yeğenlerimi kaçırmadım. Onlara polise teslim olun, dedim, çünkü emniyet Türkiye’deki en güvenli yerdir’ şeklinde beyan verdi. Halbuki bütün yeğenleri duruşmada ‘işkence’ gördüklerini söyledi. Hatta Akat’ın kendisi de ‘işkenceye’ uğradığını ve bir sulh ceza hakiminin ‘talimatla’ tutuklama kararı verdiğine ilişkin çelişkili beyanlarda bulundu. Bugün aslında elindeki sermayesi ve siyasi bağlantılarıyla mahkemeye bir mesaj verdi. Biz organizatör Akat olduğunu düşündüğümüz için mahkemeye, kendisini ‘öldürmek’ suçundan ek savunma alın talebinde bulunduk. Mahkeme talebimizi reddetti. Biz ivedilikle gerekli savcılıklara dilekçemizi sunacağız. Çünkü kendisi bu dosyanın 1 numaralı sanığı olmalıdır. Sadece ‘suçluya yardım’ değil, asli fail olarak yargılanması gerektiğini düşünüyoruz” diye konuştu.
‘EN ÖNEMLİSİ DE BU DOSYALARI TAKİPSİZ BIRAKMAMAK’
Akat’ın ailelerle “dalga” geçtiğini ve biz avukatlara “Şov yapmayın” dediği için müdahale edilmesi gerektiğini mahkeme heyetine söylediklerini ifade eden Kaynun, mahkemenin Akat’a müdahale etmediğini kaydetti. Kaynun, “Hendek işçi katliamı davasından da bunlara alışığız. Başka yerlerde de bunu yaşadık. Biz bunların hesabını mahkemelerde tek tek soracağız. En önemlisi de bu dosyaları takipsiz bırakmamak. Kamuoyundan ve halkından bu dosyalara destek vermelerini istiyoruz. Evet, kendisi bir ‘balina’ olabilir. Ama biz küçük balıklar okyanusu kaplarsa kendisini yok edebiliriz” şeklinde konuştu.
‘CİDDİ CEZALAR ALACAĞINI DÜŞÜNÜYORUZ’
Mahkeme sürecinde ciddi bir hukuka aykırılık görmediklerini dile getiren Kaynun, “Biz patronların tamamının ‘olası kasttan öldürmeden’ müebbet hapis cezası alacağını düşünüyoruz. Yine iş sağlığı güvenliği uzmanları var dosyada. Onların da ciddi cezalar alacağını düşünüyoruz. Bundan sonra en önemli meselemiz mahkemenin ikinci gün ortay çıkan ve herkesin patronu olan, bütün işi organize eden, Ali Osman Akat’ın peşini bırakmamaktır. O kişi yargılanıp hakkında ‘öldürme’ suçundan bir hüküm verilene kadar bu hukuki mücadelemiz devam edecek. O noktada bizim inancımız tamdır. Pes edeceğimizi düşünenler hayal kırıklığına uğrayacaktır. Bize ölüm düşmüş, mücadele düşmüş. Bize düşen buysa başımız üstüne. Ancak biz çocuklarımızın, kardeşlerimizin başına gelmesin diye mücadele ediyoruz. Kaybedecek tek şey, Sırrı Süreyya Önder’in dediği gibi: ‘Canımız’. Canımızdan başka hiçbir şeyimiz yok, hiçbir şeyden korkumuz da yok” dedi.
MÜCADELE VURGUSU
Patlamada yaşamını yitiren Şengül Yılmaz’ın ablası Emine Bulut ise tutukluluğun devam kararının önemli olduğunu ifade ederek, faillerin cezalandırılmasını istedi. Emine Bulut, “Mücadelemize önceden olduğu gibi devam edeceğiz. Mücadelemizin peşini bırakmayacağız” dedi.
Patlamada hayatını kaybeden Esma Gikan’ın eşi Aytekin Gikan, 4 günlük duruşmada adalet aradıklarını vurgulayarak, “Tutuklamaya devam kararından dolayı biraz mutluyuz. 5 aydır belki bu gece rahat uyuyabilirim. Biraz olsun içimizdeki yangın hafifleşti. Bu işin peşini bırakmayacağız. Sonuna kadar gideceğiz. 3 evladım ortada kaldı. Adalet yerini bulana kadar mücadele edeceğiz” diye belirtti.
SANIKLAR HAKKINDA İSTENEN CEZALAR
İddianamede, iş sağlığı ve güvenliği hizmeti veren Küresel Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi (OSGB) işletmecisi firari Ümit Çelik, sorumlu müdürü tutuklu Ünal Aslan ile iş güvenliği uzmanları Muhammet Dayıoğlu ve Seyfullah Çelik, fabrika binasının eski sahibi tutuklu Güven Demirbaş, binayı satın alan şirketin yetkilileri Caner Özgür Yıldırım ve Özcan Yıldırım’ın “bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6’şar aya kadar hapsi isteniyor. İddianamede, kozmetik firması yetkililerinin kaçmasına yardım ettikleri gerekçesiyle tutuklu şüpheliler Ali Osman Akat ve Onay Yürüklü ile tutuksuz Ömer Aktan ve firari Abdurrahman Bayat için “suçluyu kayırma” suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası talep ediyor.
MA / Ömer İbrahimoğlu
MA

















