Gazeteci ve siyasi analist Luis Manuel Arce Isaac, Al Mayadeen kaynaklı ve 17 Eylül’de Mundo Obrero’da yayımlanan “Üçüncü Dünya Savaşı, Ama Farklı” başlıklı yazısında, dünyada devam eden savaşları ve büyük güçler arasındaki gerilimi değerlendirdi.
Dünyanın halihazırda Üçüncü Dünya Savaşı’nın içinde olduğunu düşünen analist ve siyasetçilerin bulunduğunu belirten Isaac, günümüzdeki çatışmaların 20. yüzyıldaki iki dünya savaşından farklı özellikler taşıdığını ifade etti.
Isaac’e göre mevcut çatışmalar yalnızca askeri alanla sınırlı kalmıyor; ekonomi, ticaret, teknoloji, diplomasi ve iletişim gibi toplumsal yaşamın birçok alanını kapsıyor.
“YENİ SAVAŞIN MERKEZİNDE YAPAY ZEKÂ OLACAK”
Küresel gerilimin doğrudan askeri bir çatışmaya dönüşme riskine dikkat çeken Isaac, olası bir dünya savaşında yapay zekâ ve gelişmiş silah teknolojilerinin belirleyici olacağını savundu.
Önceki dünya savaşlarından farklı olarak kara birliklerinin daha sınırlı rol oynayacağını öngören Isaac, insansız silah sistemleri, gelişmiş füzeler ve yapay zekâ destekli askeri teknolojilerin şehirlerde büyük yıkımlara yol açabileceği uyarısında bulundu.
Bu nedenle olası bir küresel savaşta sivil kayıpların çok daha yüksek olabileceğini belirten Isaac, büyük güçler arasındaki doğrudan çatışmanın nükleer savaş tehlikesini de beraberinde getireceğini ifade etti.
ABD’NİN SAVAŞ POLİTİKALARINA ELEŞTİRİ
Yazısında ABD Başkanı Donald Trump’ın dış politikasını eleştiren Isaac, Washington yönetiminin diplomatik müzakereleri askeri baskıyla birlikte yürüttüğünü savundu.
Rusya ve İran’la yaşanan gerilimleri örnek gösteren Isaac, müzakerelerin diplomasi masasından çok askeri çatışmaların gölgesinde ilerlediğini belirtti.
Trump’ın barış söylemleriyle askeri müdahaleleri arasında çelişki bulunduğunu öne süren Isaac, ABD’nin doğal kaynaklar ve jeopolitik nüfuz alanları üzerindeki hâkimiyetini genişletmeye çalıştığını ifade etti.
“SAVAŞLAR BİRBİRİNDEN BAĞIMSIZ DEĞİL”
Ukrayna ve İran merkezli çatışmaların dünya genelindeki gerilimin önemli odakları olduğunu belirten Isaac, ekonomik yaptırımların, ticaret savaşlarının ve siber saldırıların da aynı küresel güç mücadelesinin parçaları olduğunu savundu.
Isaac, farklı coğrafyalarda yaşanan çatışmaların birbirini etkilediğini, büyük güçler arasındaki rekabetin bu nedenle yalnızca bölgesel düzeyde değerlendirilemeyeceğini belirtti.
KÜRESEL ÇATIŞMALARIN TEMELİNDE EKONOMİK ÇIKARLAR VAR
Savaşların yaygınlaşmasını kapitalist üretim ilişkileri ve emperyalist güçlerin ekonomik çıkarları üzerinden değerlendiren Isaac, mevcut uluslararası düzenin giderek derinleşen bir kriz yaşadığını savundu.
Büyük sermaye gruplarının ekonomik ve siyasi ayrıcalıklarını korumak amacıyla daha saldırgan politikaları desteklediğini öne süren Isaac, küresel rekabetin yalnızca Çin, Rusya ve ABD arasındaki güç dengelerinin değişmesinden kaynaklanmadığını ifade etti.
Isaac’e göre yaşanan çatışmaların temelinde, mevcut ekonomik düzenin karşı karşıya olduğu yapısal sorunlar bulunuyor.
Yazısının sonunda gelecekteki dünya düzeninin nasıl şekilleneceğinin henüz bilinmediğini belirten Isaac, mevcut savaşların askeri, ekonomik ve teknolojik boyutlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Haber Merkezi















